Fatih Selvi’nin üçüncü öykü kitabı Kavanoz Fenomeni, “Gördüğünü göstermek, ele geçirmek” hırsıyla okuruyla buluştu.
Kavanozun kapağı açılıyor ve içindeki “gördüğünü gösterme, ele geçirme” hırsı etrafa yayılıyor. Sayfalarda ölümcül deneyler yapılıyor, sinsi bir lanet varlığını ilçelere, kasabalara dayatırken tekinsiz okyanus maceraları yaşanıyor.
Hayaletlerden, uzaylılardan, vampirlerden, ejderhalardan ve mutantlardan haber var. Pek yakınlardalar. Kafa kafaya vermişler ve fısıldıyorlar: “Dönüşümün trajedisi”, “Algı bir illüzyon meselesidir”, “Yalnızlık, ödediğin bedeli fark ettiğin andır.” İşte bu kitapta, ölülerden medet umulan bir dekorda en canlı renkler üst üste binmiştir. Fırtına dindiğinde, yalvarışlar kesildiğinde, tüm sesler durulduğunda ise şehir tahliye edilmiştir. Mutlak bir ıssızlıkta ebedi ecinniler odaları arşınlarken, tatlı bir rüzgârla dans eden sayfalarda sakıncalı bir boyutun girişi belirmiştir.
Hikâyelerinin kurgularıyla kedi fare oyunu oynayan Selvi, manevra kabiliyeti yüksek cümleleriyle bir kelime sihirbazı olduğunu kanıtlıyor. Tekdüzeliğe itirazı olan bu metinler toplumsal sorunlara da bireysel acılara da eşit düzeyde duyarlı bir zihnin ürünü.
Fatih Selvi, ilk öykü kitabı Köstebek Etkisi’ni yayımlamış, ardından Ahmarubi’yi okurlarla buluşturmuştu. Eserlerindeki mizahi eleştiri ve yazarın kendine has üslubu, öykülerine ayrı bir lezzet katıyor. Selvi’nin yakın zamanda roman türünde çıkacak yeni kitabının müjdesini de okurlarına buradan ilk biz duyurmuş olalım.















































