Tarih tekerrürden ibarettir derler; ancak Türk milleti için bayrak, tarihin ötesinde bir namus davasıdır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde sınır hattında yaşanan alçak bayrak indirme girişimi, hafızalarımıza kazınan o meşhur “Kıbrıs Rum provokasyonu”nu akıllara getirdi. Dün sınır telini aşmaya çalışan uyuşturucu bağımlısı bir Rum, bugün ise terör örgütü sempatizanı bir grup… Aktörler değişse de hedef aynı: Türkiye’nin egemenliği!
Nusaybin Sınırında Alçak Tertip
20 Ocak 2026 tarihinde Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki sınır hattı, kirli bir provokasyona sahne oldu. Terör örgütü YPG yandaşlarından oluşan bir grup, “sözde” protesto yürüyüşü bahanesiyle sınırın dokunulmazlığını ihlal etmeye yeltendi. Gözü dönmüş grubun içindeki bazı hainler, Türk bayrağını gönderden indirme cüretinde bulundu.
Devletimiz, bu alçaklığa saniyeler içinde cevap verdi. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın koordineli çalışmasıyla, olayla bağlantılı 35 şüpheli tutuklanırken, 77 kişinin gözaltı süreci devam ediyor. Bu sadece bir “asayiş” olayı değil, Türkiye’nin sınır güvenliğine ve milli onuruna karşı yapılmış doğrudan bir saldırıdır.
1996 Kıbrıs: Solomos Solomou’nun Hazin Sonu
Nusaybin’deki bu olay, bizleri 14 Ağustos 1996’ya, Kıbrıs Derinya sınırına götürüyor. O gün, Türk bayrağını indirmek için direğe tırmanan Rum eylemci Solomos Solomou, Türk askerinin “Dur” ihtarına uymamış ve bayrağa el uzattığı anda tek kurşunla etkisiz hale getirilmişti.
O dönem tüm dünyaya verilen mesaj netti: “Bayrak inmez, ezan dinmez!” Bugün Nusaybin’de bayrağı indirmeye çalışanların hukuki olarak en ağır bedeli ödemesi, 1996’daki o kararlı duruşun modern bir devamıdır. Bayrak, bir bez parçası değil; şehitlerin kanıyla sulanmış topraklarımızın tapusudur.
Provokasyonların Ortak Amacı: Kaos ve Nifak
Nusaybin ile Kıbrıs arasındaki benzerlik şaşırtıcıdır. Her iki olayda da:
- Sivil Görünümlü Terör: Eylemciler “sivil gösterici” kılıfıyla milli değerlere saldırıyor.
- Sınır İhlali: Devletin egemenlik sınırları test ediliyor.
- Algı Operasyonu: Bayrağa saldırarak Türk milletinin sabrı zorlanıyor ve toplumsal bir çatışma hedefleniyor.















































